- Seri: Tarih
- Ebat: 13,5 x 21 cm
- Sayfa Sayısı:320
- ISBN:978-625-5629-55-5
- Basım Yılı:Eylül 2026
“Askerî Devrim”in şafağında Osmanlılar, hasımlarından her zaman çok daha kalabalık orduları sahaya sürerek askerî üstünlük kurmayı başarmışlardı. Seferber edilen 7080 bin kişilik orduların neredeyse yüzde yetmişini timarlı sipahiler oluşturuyor, sahadaki Osmanlı zaferlerini bu birlikler taçlandırıyordu. Dönemin en başarılı vergi toplama aygıtını geliştiren imparatorluk, vergi havuzunun neredeyse yarısını bu sisteme ayırarak merkezî hazineyi zora sokmadan devasa bir askerî gücü her an göreve hazır tutabiliyordu. Timarlı sipahilerin yanı sıra askerî, idarî ve sivil kademelerdeki birçok zümre de sahip oldukları timar gelirleri sayesinde geçimlerini temin etmekteydi.
Peki, bir kimseye ne şekilde timar veriliyor, timar sahibi oluncaya kadar İstanbul’da ve beylerbeyilik merkezlerinde ne gibi bürokratik işlemler yürütülüyordu? Buralarda hangi tür belgeler ve defterler hazırlanıyordu? Dîvânı Hümâyûn, Defterhânei Âmire ve eyâlet dîvânlarının fonksiyonları neydi? Buralarda vazifeli eminler, defterdarlar ve kâtipler kendi aralarında ne şekilde bir iş bölümü yapmaktaydılar? Payitaht ve vilâyet merkezleri arasında bir koordinasyon bulunuyor muydu? “Seyyar bürokrasi” seferler sırasında işlemleri nasıl yürütüyordu? Bütün bu bürokratik muamelelerin içinde beklentileri ve hayal kırıklıkları ile gururlu timarlı sipahileri ve diğer timar sahiplerini birer fert olarak nasıl görebiliyoruz?
Defter ve Dirlik, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1481 ilâ 1531 yılları arasında doğuda ve batıda baş döndürücü bir genişlemeye sahne olduğu büyük seferler ile geçen elli yıllık dönemde timar bürokrasisinin gelişimine, yeni fethedilen memleketlerde Osmanlı timar sisteminin tatbikine ve büyüyen bürokrasinin çığ gibi artan iş yüküne ışık tutmaktadır.